Öne Çıkanlar Otokar torbacı caretta caretta Altınözü kaymakam

Bu haber kez okundu.

Antalya'da fedakar koca, evlilik yeminindeki

ANTALYA (AA) - ZEHRA TEKECİ - Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde mutlu bir yaşam sürerken aniden ortaya çıkan hastalıkları nedeniyle zor günler geçirmeye başlayan Merve Yarar, eşinin desteğiyle hayata tutunuyor.

Özel bir yapı denetim firmasında görev yapan 30 yaşındaki Merve Yarar ile araç kiralama firmasında çalışan aynı yaştaki Hüseyin Yarar, birlikteliklerini 2011'de evlilikle taçlandırdı.

Merve Yarar, 2018'de vücudunun farklı bölgelerinde aniden artan kırmızı noktaları ve kanamaları fark edince doktora başvurdu. Yapılan tetkikler sonucu Yarar'a, kanın pıhtılaşmasına bağlı nadir görülen bir hastalık olan "Trombotik Trombositopenik Purpura" teşhisi konuldu.

Hastanede tedavi altına alınan Yarar, bu süreçte vücudun iskelet kaslarının çeşitli derecelerde zayıflamasına neden olan sinir-kas hastalığı "Myastenia Gravis" rahatsızlığı olduğunu öğrendi.

Merve Yarar'ın hastalık nedeniyle büyük üzüntülere kapılmasına karşın, evlenirken verdikleri "hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde" sözünü tutan Hüseyin Yarar, eşinin hastalıklarıyla mücadelesinde en büyük destekçisi oldu.

Hüseyin Yarar, arka arkaya gelen sağlık sorunları nedeniyle hareket etmekte, yemek yemekte ve nefes almakta güçlük çeken eşinin bir an olsun elini bırakmıyor.

Genç kadın da çıktığı bu zorlu yolculukta hayat arkadaşı sayesinde, rahatsızlıklarını yeneceğine inanıyor ve hayata tutunuyor.

- "Acı ve yorgunluk hissettim ama hiç eksik hissetmedim kendimi"

Merve Yarar, AA muhabirine, eşinin kendisine hayata yeniden bakabilmenin ve mücadele edebilmenin yolunu gösterdiğini söyledi.

Bastonla yürüyebildiğini belirten Yarar, "Eşim hayattaki en büyük destekçim. Bu zaman kadar her koşulda, her durumda yanımda yer aldı. Eşim elim kolum oldu. Bedenen hep bir acı ve yorgunluk hissettim ama eşim sayesinde hiç eksik hissetmedim kendimi. Çünkü eşim sağ olsun hep tamamladı beni." dedi.

Yarar, hayatının en güzel yıllarında karşılaştığı bu durum nedeniyle zor bir psikolojik süreç geçirdiğini kaydetti.

Her hastalıkta "bu sefer son" diyerek kendisini teselli etmeye çalıştığını anlatan Yarar, "Hematolojik hastalığım benim içim tramvaydı. Sonrasında daha birçok hastalığım ortaya çıktı. İlaçlara vücudumun tepki verdi, başka rahatsızlıklara yol açtı. Hala çok sayıda hastalıkla mücadele ediyorum. Bu süreç çok ağır ve yıpratıcıydı. Bu süreçte çok ağladım, çok mücadele ettim. Tedavi süreci kısaydı ama ömrümün yarısı orada gitti sandım." diye konuştu.

Yarar, hastalık sürecinden resimle ilgilendiğini, içinden geçtiği duygusal açıdan sıkıntılı süreci renklendirdiği tuvallerle de atlatmaya çalıştığını dile getirdi.

Resim yaptıkça hırslandığını ve iyileşmeye olan inancının arttığını vurgulayan Yarar, eşinin de desteğiyle hiç durmadan üretmeye devam ettiğini ifade etti.

- "Kabullenmeli ve mücadele etmeliyiz"

Hüseyin Yarar da eşine hastalık sürecinde destek olabilmek için elinden geleni yaptığını söyledi.

En büyük hayalinin eşinin iyileşmesi olduğunu dile getiren Yarar, şöyle devam etti:

"Eşimi kaybetme korkusu hayatımın dönüm noktası oldu. Bu hastalık Allah'tan geldi bize. İsyan edemeyiz, kabullenmeli ve mücadele etmeliyiz. Birbirimizi bu zor zamanda yarı yolda bırakamayız. Ben eşimin şartlar ne olursa olsun yanındayım ve biliyorum ki o da benim yanımda. Eşimin her şeyiyle gönül rızasıyla ilgileniyorum. Bunları yapmaktan gocunmuyorum. Aksine bu bana keyif veriyor. Onun için bir şeyler yapmanın mutluluğunu yaşıyorum."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.